27 Kasım 2014 Perşembe

Kalan Şarabımı "Sheperd Pie" ile değerlendirdim :)

Açılmış şarap ağzı sıkıca kapatılıp buzdolabında 3 gün daha içime uygun şekilde bekleyebiliyor. Açılan şarabın oksijen ile temasında oksitlenme başlıyor. Bu da şarabın tadını bozuyor. Şişenin içinde şarabın hacmi ne kadar az oksijen miktarı o kadar fazla ise 3 günden daha önce de bozulabilir.

Bir etkinlik sonrası evde kalan kırmızı şaraplar oldu. Ertesi gün kurufasulye - pilav ile de gitmedi:) Derken 2 -3 gün üzerinden geçti. TV de bir programdan aldığım ufak bir kıvılcım ile fırında shepherd's pie (kıymalı patates) yapmaya karar verdim. Alışıla gelmiş fırında kıymalı patatesin bir değişik versiyonu. Malzemeler yaklaşık aynı. 

Malzemeler;
  • Patates 5-6 adet
  • 300 gr dana kıyma
  • 2-3 köy biberi
  • 1 kırmızı Soğan
  • 3-4 diş sarımsak
  • Biber salçası
  • Küp domates (Annemin yaz donatesleri ile yaptığı konserveleri)
  • Yarım şişe şarap
  • Tuz, Karabiber

Yapılışı;
  • Büyük bir tavayı öncelikle ısıtıp 3 göbek zeytinyağı koydum. Kıymayı parça parça tavaya attım. Bozuk para büyüklüğündeki kıymaları çok fazla karıştırıp parçalamadan arkasını önünü pişirip kenara aldım.
  • Aynı tavaya yüksek ateşte biberleri atıp 3-4 dakika kavurdum. Sonrasında iri doğranmış soğanları atıp kavurdum. Üzerine biber salçası ve domates sosunu koydum. 5 dakika malzemeler birbirini tanıyana kadar bekledim. Yarım şişe kırmızı şarabı, sarımsağı, ve pişen kıymaları da koyup kısık ateşte 15-20 dakika kaynattım. Şarabın alkolünün uçtuğunu karışımın kokusundan anlayabiliyorsunuz.
  • Ayrı bir tencere suda soyulmuş patatesleri haşladım. Püre haline getirip tuz, karabiber biraz da tereyağı ekleyip kenara aldım. 
  • Fırını 180 derecede ısıttım. 
  • Derin bir fırın kabına önce kıymalı karışımı sonrasında üzerine püreyi yaydım. Pürenin içine rende permasan ve taze soğan ya da maydonoz gibi yeşillikler karıştırabilirsiniz. 
  • Fırında da 15 dakika pişirdim. 
Lezzeti muhteşem oldu. Oldukça doyurucu ve lezzetli bir fırın yemeği kalabalık misafirleri ağırlamak için de güzel bir menü. 


      

18 Eylül 2014 Perşembe

Evinizde üzümlü soğuk çay, köz biberli sandviç!!


Sessiz Şef / Üzümlü Soğuk Çay 2014 from Project Alis's on Vimeo.

Yine bir Kalecik festivali zamanı. Her sene Eylül ayının 2.haftası. Bizim için bir yıl kapanışı aynı zamanda. Üzümler toplanmış hatta ulaşacakları yerlere ulaşmış. Ne kadar emek o kadar sonuç. Sonunda dostlarla keyifli bir kutlama. 

Festivale gelecek konuklarımıza hoş bir atıştırmalık olsun istedim. Hazırlığımızı hafta sonu için de sürdüreceğiz. 

Bekliyoruuuzz ..:)

Bir bağ yılının sonu..

Yeterli şeker oranına ulaşan üzümler toplanmak ve üretime gitmek için hazırlar. Hava durumu çok önemli, toplama sırasında asmalar ıslak olmamalı. Havanın durumuna göre bağ bozumu başlayacak. 


14 Eylül pazar günü bağ bozumu başladı. Sabahın ilk ışıklarıyla toplandı herkes. Kahvaltı bir vakit kaybı. Boş kasalar sıra başlarına dizildi. Önce avuçlar doluyor. Kestikçe kovalar doluyor. Boş kasalar bir bir azalıyor. Öğlene kalmadan 5 aydır büyüttüğü salkımları artık kasalardaydı.    



Şimdi ise yapacak bir şey yok. Bir boşluk bir huzur. Tüm emekler bugün içindi ve sonuç başarılı darısı tüm bağcıların başına.







Geçen hafta kurumaya yüz tutmuş üzümler toplanıp evin çeşitli ihtiyaçları için ayrıldı. Bunların bir kısmı ile pekmez bir kısmı ile cevizli sucuk yapıldı. Mmmm..

İplere dizilen cevizleri defalarca batırmalık bir meyane hazırlanıyor. Etrafındaki tabaka oluşması için kısa aralıklarla bir çok kez pekmeze benzeyen nişastalı kaynayan karışıma batırılıyor. Uzun bir süre kuruması için beklenecek.


Kaynatılan pekmezin köpüğünü ise ağız tadı için ayırıyoruz. İsli buruk bir pekmez tadı. Her yıl yapılan tadılan lezzetlerden bir tanesi :)



26 Ağustos 2014 Salı

Bağın en kıymetlisi, arı Maya..

Bizim arı Maya'lar çalışmalarını tamamladı. Hareketli geçen yılın ardından kovan sayısı 5' ten 8' e çıkmakla beraber kendilerini rahat hissettirmiş olacağız ki bu yılki ürün tahminimizden bol oldu. Özenle dikilen kiraz, kekik, lavanta, meyve ağaçları ve yıl boyu bizi yalnız bırakmayan yabani bitkilerden edinilen tüm aromaların küçücük bir çay kaşığına nasıl olupta sığdığına inanamazsınız. 

Bal faydaları herkes tarafından biliniyor. Fakat nasıl üretildiği hakkında çok fazla bilgilendirme yapılmıyor. Annemlerin edindiği arıcılık diploması sonrası ailenin tüm fertlerinde bir farkındalık oluştu ve neredeyse dışarıda bal yiyemez olduk.



Arı, 5km çapında bir daire içindeki bitki örtüsünden beslenen, çevresel faktörlerden aynı insanlar gibi etkilenen bir varlık. Bal, yaşadığı ve ürettiği ortamın 3 aylık bir özeti. Haliyle hava kirliliği, bitkinin beslendiği ortam olan toprağın kirliliği, suni besleme yöntemleri ömrünü bu işe adamış bir arı için ayırdedilemeyen bir yönelme halini alıyor. Bu da sonucunda hava kirliliği olan bir merkezin üretiminde kurşun zehirlenmesine, vücudumuzda glikoz ile beslenen bir hayvanın balından edinilecek şeker yüklemesine sebep olabiliyor. Daha fazla örnekler de verilebilir.

Türkiye' nin dört bir tarafında üretilen çok kıymetli ballar mevcut. Araştırın ve en temizini bulun. Güvendiğiniz üreticiden almayı ihmal etmeyin. 


Villa Cicerali bağının üretken, sinirli, küçük ama en kırılgan misafirleri ballarını hepimizle paylaşmaya hazırlar. İlgi ve sevgi ile bakanlarla paylaşılır.


15 Ağustos 2014 Cuma

Lıkır Lıkır Bir Gün


Sessiz Şef / Visne 2014 from Project Alis's on Vimeo.

Vişne suyunu yaptığımız eğlenceli günün tadını Project Alis's aracılığıyla sizinle paylaşalım istedik. Mutfakta birlikte vakit geçirmek, birbirinden öğrenmek, tat katmak, sevindirmek. Tüm anneler ve kızları için...

11 Ağustos 2014 Pazartesi

Vişneler çiçek attı, kazanlar göbek attı :)

Bayram, tatil, işler derken yayınlamak istediğim yazılar gecikti. Ama yazmadan da geçmek istemedim. Bağda herşey yolunda. Temmuzda yağan yağmurlar ile toprak oldukça nemliydi. Gün güzel salkımlar uzun ince. Ilık gün batımları bir harika.

Bu sene meyve ağaçlarından çoğu don sebebiyle meyve vermedi. Vişne ise her zamankinden fazla. Çiçeklerini don dan sonra açtığı için yırttı diyoruz. Derken bu kadar vişneyi ne yapacağız. Geçen sene dondurduğumuz paket paket çekirdekli vişneleri o tatlıya kat bu tatlıya kat tükenemedi gitti. Bir de annemin yaptığı nefis reçel de her pazar kahvaltısında bizlerle olmaya devam ediyor..

Bu sefer çıkan mahsulü vişne suyuna çevirelim dedik. Soğuk bir soda veya su ile karıştırınca keyifle yudumlanıyor. 


Mutfakta hazırlık başlamışken bu yorgunluğun üzerine annemin güzel ellerinden bir elmalı pie hakettik. Mümkünse en bol malzemelisinden ılık ılık yemeli.  


Konsantre bir vişne suyu için öncelikle topladığımız vişneleri saplarından ayırıp çekirdekleri ile birlikte hiç bir şey ilave etmeden ocakta orta ateşte kaynamaya bıraktık. Bir süre sonra vişneler suyunu iyice saldı ve altını kapatıık. Bir elek yardımıyla posasını ve suyunu birbirinden ayırdık. Buruk tadını kırmak için 2 kg gibi vişneye yarım bardak şeker ilave ettik ve tekrar kaynattık. Sıcak sıcak kavanozlara aktarıp ağzını sıkıca kapatıp kavanozları ters çevirdik.


Bağda hareketlilik ve hasatlar devam ediyor. Bal hasadının bir kısmı yapıldı. 2013 te toplanan üzümlerden yapılan şaraplar şişelendi. Üzümler kararmaya başladı. 2014 Bağ bozumuna yaklaşık bir ay kaldı. Çok yakında.. 

21 Mayıs 2014 Çarşamba

Yeni bir bağ yılı - 2..

Tarih Mayıs 18. Bundan tam 1,5 ay önce uyanışlar başlamıştı. Şimdi ise asma seyreltme, yabani otların temizlenmesi gibi yoğun işler başladı. Asmalar bir insan boyuna geldi. Üzerlerinde bolca yaprak, minyatür salkımlar, bulabildiği en yakın dala sarılabilmek için minik kolları fazlalaşmış durumda. Genç esnek dallar, yönlendirilmeyi bekliyor. İstenmeyen yapraklanma ve dallanmanın ise önüne geçmenin tam sırası. Kısa bir süre sonra bu dalları budamak çok daha zor olacak.


Kış budamasında her bir omçada 4 kol sağda 4 kol solda olmak üzere baş bırakmıştık. Her başta da 2 -3 gözden kesmiştik. 2 gözden büyüme asmanın salkımlarına güç vermesi ve ideal verimliliğe ulaşması için yeterli. Fakat kıştan çıkarken tüm gözlerin uyanacağının bir garantisi olmadığından kendimizi sağlama alıp 3 gözden budama yapmıştık.

Bu dönemde asmanın çeşitli yerlerinden de filizlenme olduğunu görüyoruz. Fazla yapraklanma salkımların güneş görmesini engelleyecektir. Sonuç olarak salkımların ideal şeker oranına ulaşması gecikecek. Ayrıca asmayı gereğinden fazla yoracaktır.

Bunlara izin vermemek gerekiyor. Ve seyreltme uygulamak gerekiyor. Amacımız kontrollü, sağlıklı ve verimli bir şekilde asmanın gelişmesini sağlamak.


Yabani otlar tüm araziyi ele geçirmiş durumda. Asmaların dibinde biten otlar rutubet yaratıp asmada mantar, küf gibi çeşitli hastalıklara yol açıyor. Bu sebeple otların da sık sık kökünden temizlenmesi gerekiyor. Oldukça yorucu bir iş. Mümkünse öncesinden önlem almak gerekiyor.

Hava çok güzeldi. Şöyle bir Kalecik turu atalım istedik. Kızılırmak üzerinden geçen taş köprü;




Dönüşte mandıradan inek sütü aldık. Uzun zamandır peynir yapmak istiyorduk. Bizim için güzel bir fırsat oldu.


Yapımı oldukça kolay. 4 litre sütü kaynatıyoruz. Kaynadıktan sonra kenara alıp biraz soğumasını bekliyoruz. içine 150 ml limon suyu ekliyoruz. 10 dakika içinde süt kesilecek ve topaklanmalar başlayacak. Katı ve sıvı olarak tamamen birbirinden ayrıldıktan sonra bir süzgeçe tülbent yerleştirip suyunu süzüyoruz. Su ağır ağır süzülecektir. Burada bir spatula ile hafif hafif dairesel hareketlerle yardımcı olmak gerekebilir. Su iyice süzüldükten sonra istediğiniz kadar tuz ilave edip biraz karıştıracağız. Tülbentin ağzını sıkıca bağlayıp bir tabağa aldık ve üzerine bir ağarlık koyduk. Peynir farklı kalıplara basılabilir. Yeterki fazla suyu geçiren fakat peynirin dışarı taşmayacağı bir kalıp olsun. 7-8 saat sonra kalıptan çıkarabilirsiniz.

Biz hem sade hem de kekikli yaptık. İstenilen herşey katılabilir. Yaklaşık 8 kişinin tüketebileceği bir ölçü oldu. Buzdolabında sadece 2 gün saklamaya müsait, daha fazla bekletmeyin.
 
Gün batımının yumuşaklığı ve sakinliği tüm yorgunlukları unutturuyor. Yarın yeni gün yeni işler yeni maceralar :)



28 Nisan 2014 Pazartesi

Yeni bir bağ yılı..

Uyanışlar başladı. Herkes sırayla kapıyı aralıyor ve dışarıya bakıyor. Yeni bir bağ yılı başlıyor.

Kış budaması sonrası belirli aralıklarla asmaları gözetim altında tutmak gerekiyor. Genç dallar gözle görülür şekilde uzayıp düzensiz bir şekil almaya başlıyorlar. Ara ara bu dalları gergin tellerin arasına sokuşturmak, derli toplu büyümelerini sağlamak gerekiyor. 


11 Şubat 2014 Salı

Kış budaması 2014

Yine bir budama zamanı. Hazırlıklar, plan program yapıldı. Unutanlara hatırlatıldı. Bazı önemli konuların üzerinden geçildi. Ve geçen seneki bilgilerimizin üzerine yenilerini ekledik.  


Öncelikle bağın genelinde bir standart tutturmak önemli. Güçlü asmalarda sağda ve solda beşer baş, zayıf asmalarda dörder baş yeterli dedik ve çalışmalara bu şekilde başladık. Neredeyse tüm dalların yaklaşık aynı kalınlıkta olması hatta referans olarak bir pilot kalem kalınlığında olması ideal. Budama sırasında tercih yaparken kararlarınıza yön veriyor. 

Budama sonrası uyanan ve ağlayan asmanın uçtan donmaması için budamanın verev yapılması gerekmekteymiş. Böylelikle asmadan çıkan su damlası eğimle yere düşecek, dalın ucunda sabit durmayacak. 

Gelişmiş asmaların olduğu bir bağda, ölen asmaların yerine çelimsiz yenilerin dikimi yapılabilir. Ama eski asmalar gelişmiş kökleri ile o çocuğun yer suyunu, hızlı yapraklanmaları sebebiyle güneşini kesecekleri için tutunabilmesi çok zor. Bu sebeple daldırma yöntemi ile aralıkların doldurulması daha doğruymuş. Daldırma yöntemi konusunda araştırmalarım devam ediyor.

Geçen sefer de benzer çalışmayı yaptığımız için bu sene daha düzenli bir bağ ile karşı karşıyayız. Belkide biz ona alıştık o bize. Herşey daha kolay gitti. Hava soğuk ve rüzgarlı. Verimi bol olsun sağlığı yerinde olsun diyerek budamaya başladık.




20 Aralık 2013 Cuma

Yılbaşı !!


                                                    
Evinizden "güzel başlangıçlar" ruhunu eksik etmeyin. Bulunduğumuz ortamı güzelleştirmeye çalışmak, o onun yanına, bu bunun arkasına, hergün yaşadığımız streslerden sıyrılmak, keyif yapmak, kendimizi güzelleştirmek aslında. Herşey istediğim gibi diyebilmek. Bu enerji yeni tanışmaların, keyifli ağarlamaların, özel anların sayısını arttıracak eminimki.

Küçük yeni bir çiçek evin merkezi haline gelebiliyor. Ortamın havasını nasıl da değiştirdiğini gözlemlemişsinizdir. Büyük kaselerde meyveler, bereket getiriyor. Kırmızılar algıyı arttırıyor. Her an doldurulmaya hazır kadehler içimizi ısıtıyor.

Yılbaşında sevdiklerinizle güzel vakit geçirip bütün senenize güzel yansımaları olması dileğiyle.


Sessiz Sef vv.02 Yilbasi 2014 from Project Alis's on Vimeo.






 

                               

24 Kasım 2013 Pazar

Özel tasarım yılbaşı hediyeleri hazır !!

Yılbaşı hediyeleri hazır! Yeni umutlar, güzel buluşmalar, yeni başlangıçlar. Bunları paylaşmak için güzel bir arkadaş ortamından daha iyisi olabilir mi? Sevdiklerinizle buluşacağınız gece için güzel bir sürpriz de Kalecik'ten. Bu sene farklı olarak 2012 Kalecik Karası şarabımıza küçük bir hediye ekledik. 


Bu peynir bıçakları kanepelerle, baharatlı tereyağlarınızla ve yumuşak peynirlerin servisinde kullanılabilir. Yılbaşına özel sınırlı sayıda her biri birbirinden farklı iz bırakacak tasarımlar için benimle irtibata geçebilirsiniz.




7 Eylül 2013 Cumartesi

Bağ bozumu

30 Ağustos 2013 Kalecik'te bağ bozumu.

Hava çok sıcak, Ankara'nın kuru sıcağı. Kasalar toz toprak içinde. Boş sepetler, şapkalar ve makaslar. Herkes gözüne bir sırayı kestiriyor ve dalıyoruz asmaların arasına.


Şarap yapımında kullanılacak üzümün şeker oranının uygun seviyeye gelmiş yani üzümün olgunlaşması gerekiyor. Üzüm şırasının şaraba dönüşebilmesi için bu gerekli. Şeker oranı düşük üründen, alkol oranı düşük ve dayanıksız şarap elde ediliyor. Bu da şarabın sirkeleşmesi anlamına geilyor. Üzüm olgunlaşmadı ise şarap yapımı sırasında istenilen alkol oranına ulaşılabilmesi için şıraya şeker ilavesi yapılması gerekiyor. Yapay bir üretim olduğundan sanırım çok tercih edilmeyen bir yöntem. 

Üzümler en koyu renklerini aldıklarında hatta bazı salkımlar büzüşmeye başladıysa üzümün olgunlaşmaya başladığını gözlemlemiş oluyoruz. Bir de hidrometre ile şeker oranının ölçülmesi gerekecek. Hidrometre su ölçen bir cihaz ve ölçtüğü derece sıvıdaki yoğunluk anlamına geliyor. Ölçüm için en uygun hava sıcaklığı 20 derece. Hidrometrenin ilk ölçüm rakamı 1000 (saf su). Bunun üzerindeki değer sıvının içindeki yoğun madde anlamına geliyor. Genelde seviye 1085-1095 arasında olduğunda 1 lt sıvıda yaklaşık 2,3 - 2,5 gr şeker olduğu anlamına geliyor. Bu seviyede bağcı bağı bozar. Beklenilen her an bir risk içeriyor. Hava sıcaklığı düşebiliyor, üzümler olgunlaştığı için kuşların üzümleri yemesine karşı tüm bağı korumak imkansız hale gelebiliyor.  


Üzümleri topladık, bekletmeden işlemek lazım. Neler yaptık neler..


9 Temmuz 2013 Salı

Akşam üstü çayı


Akşam üstü çayı demlenmiş. Gün batıyor, herkes yavaş yavaş yuvasına çekiliyor. Tavuklar kümeslerine girdi. Bahçe suları açıldı. Biz de gün batımı manzarası karşısında çayımızın yanına Peshwari Naan (Hint ekmeği) ekmeği yapmışız, her bir ısırıkta ne kadar fazla alabilirsem o kadar iyi düşüncesiyle ekmeklerimizi yiyoruz. Neyseki ailecek bu fiziki özelliğimizin üzerine kimseyi tanımadığımızdan hakkını verdiğimize inanarak keyfini çıkartabiliyoruz. :)



Bu ekmek yassı yarım daire şeklinde yapılıyor, yumuşacık hamuru içerisinde antep fıstığı kuru üzüm ve hindistan cevizi var. İçindekiler çeşitlendirilebilir. Ben kendimce yaptığım ekmeği anlatacağım.

Önce hamurunu yapıp kabarmaya bırakıyorum. Bunun için 240gr (2 fincan) un, 1/2 çay kaşığı tuzu, 1/2 çay kaşığı kabartma tozunu ve 1 çay kaşığı şekeri bir kapta karıştırıyorum. 1/2 çay kaşığı kuru mayayı aktive olabilmesi için 120ml (yarım fincan) ılınmış süt ve 2 yemek kaşığı ayçiçek yağını karıştırdığım kapta 3-4 dakika bekletiyorum. Unlu karışımın ortasına bir çukur açıp sütlü karışımı buraya boşaltıyorum ve tombiş yumuşacık bir hamur olana kadar yoğuruyorum. Hamur karıştırdığımız kaba ve elimize yapışmayacak. Gerekirse biraz un ilave edilebilir. 


1 saat sonra hamurun havasını almak için tekrar yoğuruyorum ve 5 - 6 eşit parçaya bölüp bir mutfak havlusu altında 15 dakika daha bekletiyorum. Bu arada, eşit ölçülerde bıçaktan geçirilmiş kuru üzüm, çekilmiş antep fıstığı ve hindistan cevizini karıştırıp içi hazırladım. Sonrasında hamurları, unlu bir yüzeyde, gösterdiğim şekilde 15 cm çapında, yarım cm kalınlığında açtım. İkiye katladığımda yapışması için kenarlarını çok az parmağımla ıslatıyorum. Hazırladığım içten 1 silme yemek kaşığını hamurun ortasına koyup hamuru ikiye katlıyorum. Üzerinden tekrar yavaşça merdane ile geçiyorumki içi homojen bir şekilde dağılsın ve hamur ile kaynaşsın. 

200 derecede önceden ısınmış fırında fırın tepsisine yerleştirip üzeri kızarana kadar (yaklaşık 15 dakika) pişiriyorum. Sabırsızlanmaktan fırının üste yakın bir rafına yerleştirdim. 

Fırından çıkardıktan sonra üzerine taze kişniş yaprakları serpiştirdik. O da hafif buruk bir  tat katıyor. Ilıkken yemek gerekiyor yoksa kuruyor. Evde deneyin! Kahvaltıya da çok uygun olacaktır. 


19 Haziran 2013 Çarşamba

Bir gün gelir..

Siyasetten oldukça uzak durarak, ait olmadığımı düşündüğüm bir ülkede yaşıyor gibi hissederken bir gün bir şey oldu. İstanbul'da başlayan daha sonra tüm Türkiye'ye hatta dünyanın çeşitli yerlerine ilham olan bu direniş. Bu hareketin gücüne inanan tüm insanlar, görev bilip, özgürlüklerini ve hür iradelerini, "insan haklarını" savunmak için sokakalara döküldü. Birilerinin zorlamasıyla ya da zayıf yönlerini kullanması sebebiyle değil , kendisi istediği için. Medeniyete doğru bir adım. Güzel başlangıçlara... Şerefine...

5 Haziran 2013 Çarşamba

Yabani otlar

Don zamanını atlattık. Geceler artık ılık. Şimdilik herşey yolunda gidiyor. Asmalar çiçek açmadan seyreltme budaması yapıldı. Şimdi asmalar çiçek açtı. İşlerim dolayısıyla bu zamanı eş zamanlı takip edemedim. Yarın yeniden saha kontrole gidiyor olacağım. Annemin geçen hafta bahçeden getirdiği kiraz, kara dut ve çilekleri görünce sabırsızlandım.  

Bağcılıkta önemli mücadelelerden biri de yabani otlar ile olan. Yabani otların tohumları rüzgarla, böceklerle ve ya gübre ile gelip toprağa karışıyor. Gün ışığı ve yağmurlarla diğer bitkiler gibi gelişmeye başlıyor. Yaz döneminin ilerleyen zamanlarında bitkide su buharlaşmaya başladıkça asmalara rutubet yaratıyor. Ve bu da mantar gibi hastalıklara yol açıyor. Ayrıca asmaların topraktan aldığı suya ortak olarak asmaların 
yeteri kadar su almasını engelliyor. Bu sebeple bu bitkilerin temizlenmesi gerekiyor.


Yabani otların temizlenmesi için birkaç yöntem var. Uzun zaman araştırdım. İlaç yapmak mümkün. Fakat tehlikeli bir yöntem. Bölgenin canlılarına ve diğer yararlı bitkilere bulaşma ihtimali var. Malçlama denilen bir teknik var. Güneş geçirmeyen fakat su geçiren kalın bir çuval ya da jut malzemesi ile toprağı örtmek. Böylelikle tohum evresindeyken bitki güneş ışığı alamadığı için gelişemiyor. Bir yöntem de kaz beslemek. Evet   doğru duydunuz:) Ne sevimli değil mi? Kaz yabani otları yiyor. Keçi ve ya Koyun yabani otların dışında asmaları da yiyorlar. Kontrol edilmesi çok zor. Fakat kaz, söylendiğine göre yabani otlara dadanıyor. Eğer yerimiz olabilseydi denemek isterdim. Çok ta dayanıklı bir hayvan hem kış hem yaz koşullarına. 

En bilinen yöntem çapalamak ve toprağı sürmek. Biz de şu anda bu teknikle ilerliyoruz. Traktör sıra aralarını sürüyor. Asma diplerini çapalamak ise bizlerin işi. Sezon boyu sürekli faaliyet devam ediyor. 

Erken bahar döneminde yabani otlarla mücadeleye başlamak gerekmiyor. Bu dönemde yabani otlardan kısa dönemde fayda sağlayabiliriz. Yağışların başlamasıyla teraslı arazilerde erozyon riski oluşuyor. Toprağı tutması için yabani otlara bir süreliğine göz yumabiliriz.   






9 Mayıs 2013 Perşembe

Kulübe

Küçük bir kulübe. Ne kadar büyük ev yapsan da içine sığmıyorsun bir şekilde. Herşeyi içine alacak dört duvar yeterli aslında. Fransa' da Paris yakınlarındaki bu 17 metrekare kulübe önceleri tekne garajı olarak kullanılıyormuş. Şimdi ise hangi yüzyılda olduğunu tahmin edemeyecek kadar sade ve basit döşenmiş bir nehir kulübesi. Haftasonu teknolojiden ve tüm lükslerden arınmak için ideal bir ev. Mutfak bölümüne bayıldım..





7 Mayıs 2013 Salı

Son durumlar


Nisan-Mayıs aylarında, Ocak ayından bu yana yavaşlattığımız hatta neredeyse durmuş olan zamanı hızlandırıyoruz. Hızlı çekime geçtikte denilebilir. Asmalar dahil tüm ağaçlar ve bitkiler hızla büyüyor, yeşilleniyor, çiçek açıyor. Gelişimi tam yakalayabilmek için her gün gözlemlemek yetmiyor, sabahtan akşama birşeyler değişiyor. İki hafta ara ile çekilmiş resimler ortada. Neyseki ilk budama maceramızı muhtemel bir aile faciasına dönüşmeden atlattık. Şu an herkes mutlu. Bakalım üzümler çıkacak mı anneee !!


Sadece asmalar değil dediğim gibi her şey uyanıyor her şey çoğalıyor. Damdaki kedi bile doğuruyor. Herşey bir ilgi istiyor. Fideler ekiliyor, su bekliyor. Kelebekler bile dikkat istiyor. Gündüzleri çiçeklerle, geceleri evdeki ışıklarla oyalanıyorlar. Yemek masasının bir sandalyesinde o oturuyor mesela. Selam edip, niyetlendiğin sandalyeye değil karşısına oturuyorsun. Kümeste de faaliyet bol. Hele şu tuzluk ve karabiberlik. Keşke hep böyle kalsalar. 



  Kirazlar;

 Çilekler;


Evdeki balkonumda yetiştiricilik denemelerimden bir tanesi oldukça olumlu sonuçlandı. Tatlı patates! Jamie Oliver tariflerinde sıklıkla geçer. Menşei Çin. Tadı balkabağı, havuç, patates arası bir şey. Süpermarketten aldığım tatlı patatesin bir tanesini dörde bölüp boş bir saksıya yerleştirmiştim. İki ay sonra gözüktü bizimki. Ne kadar önce ekersen ek balkonda da olsa uyanacağı vakti iyi biliyor. 


Saksıda kendisini daha fazla kısıtlamayalım, ben onu mutlu edeyim o da beni mutlu etsin diyerek onu Kalecik' teki bahçeye yerleştirdik. Hevesle ürününü bekliyorum.