19 Haziran 2013 Çarşamba

Bir gün gelir..

Siyasetten oldukça uzak durarak, ait olmadığımı düşündüğüm bir ülkede yaşıyor gibi hissederken bir gün bir şey oldu. İstanbul'da başlayan daha sonra tüm Türkiye'ye hatta dünyanın çeşitli yerlerine ilham olan bu direniş. Bu hareketin gücüne inanan tüm insanlar, görev bilip, özgürlüklerini ve hür iradelerini, "insan haklarını" savunmak için sokakalara döküldü. Birilerinin zorlamasıyla ya da zayıf yönlerini kullanması sebebiyle değil , kendisi istediği için. Medeniyete doğru bir adım. Güzel başlangıçlara... Şerefine...

5 Haziran 2013 Çarşamba

Yabani otlar

Don zamanını atlattık. Geceler artık ılık. Şimdilik herşey yolunda gidiyor. Asmalar çiçek açmadan seyreltme budaması yapıldı. Şimdi asmalar çiçek açtı. İşlerim dolayısıyla bu zamanı eş zamanlı takip edemedim. Yarın yeniden saha kontrole gidiyor olacağım. Annemin geçen hafta bahçeden getirdiği kiraz, kara dut ve çilekleri görünce sabırsızlandım.  

Bağcılıkta önemli mücadelelerden biri de yabani otlar ile olan. Yabani otların tohumları rüzgarla, böceklerle ve ya gübre ile gelip toprağa karışıyor. Gün ışığı ve yağmurlarla diğer bitkiler gibi gelişmeye başlıyor. Yaz döneminin ilerleyen zamanlarında bitkide su buharlaşmaya başladıkça asmalara rutubet yaratıyor. Ve bu da mantar gibi hastalıklara yol açıyor. Ayrıca asmaların topraktan aldığı suya ortak olarak asmaların 
yeteri kadar su almasını engelliyor. Bu sebeple bu bitkilerin temizlenmesi gerekiyor.


Yabani otların temizlenmesi için birkaç yöntem var. Uzun zaman araştırdım. İlaç yapmak mümkün. Fakat tehlikeli bir yöntem. Bölgenin canlılarına ve diğer yararlı bitkilere bulaşma ihtimali var. Malçlama denilen bir teknik var. Güneş geçirmeyen fakat su geçiren kalın bir çuval ya da jut malzemesi ile toprağı örtmek. Böylelikle tohum evresindeyken bitki güneş ışığı alamadığı için gelişemiyor. Bir yöntem de kaz beslemek. Evet   doğru duydunuz:) Ne sevimli değil mi? Kaz yabani otları yiyor. Keçi ve ya Koyun yabani otların dışında asmaları da yiyorlar. Kontrol edilmesi çok zor. Fakat kaz, söylendiğine göre yabani otlara dadanıyor. Eğer yerimiz olabilseydi denemek isterdim. Çok ta dayanıklı bir hayvan hem kış hem yaz koşullarına. 

En bilinen yöntem çapalamak ve toprağı sürmek. Biz de şu anda bu teknikle ilerliyoruz. Traktör sıra aralarını sürüyor. Asma diplerini çapalamak ise bizlerin işi. Sezon boyu sürekli faaliyet devam ediyor. 

Erken bahar döneminde yabani otlarla mücadeleye başlamak gerekmiyor. Bu dönemde yabani otlardan kısa dönemde fayda sağlayabiliriz. Yağışların başlamasıyla teraslı arazilerde erozyon riski oluşuyor. Toprağı tutması için yabani otlara bir süreliğine göz yumabiliriz.   






9 Mayıs 2013 Perşembe

Kulübe

Küçük bir kulübe. Ne kadar büyük ev yapsan da içine sığmıyorsun bir şekilde. Herşeyi içine alacak dört duvar yeterli aslında. Fransa' da Paris yakınlarındaki bu 17 metrekare kulübe önceleri tekne garajı olarak kullanılıyormuş. Şimdi ise hangi yüzyılda olduğunu tahmin edemeyecek kadar sade ve basit döşenmiş bir nehir kulübesi. Haftasonu teknolojiden ve tüm lükslerden arınmak için ideal bir ev. Mutfak bölümüne bayıldım..





7 Mayıs 2013 Salı

Son durumlar


Nisan-Mayıs aylarında, Ocak ayından bu yana yavaşlattığımız hatta neredeyse durmuş olan zamanı hızlandırıyoruz. Hızlı çekime geçtikte denilebilir. Asmalar dahil tüm ağaçlar ve bitkiler hızla büyüyor, yeşilleniyor, çiçek açıyor. Gelişimi tam yakalayabilmek için her gün gözlemlemek yetmiyor, sabahtan akşama birşeyler değişiyor. İki hafta ara ile çekilmiş resimler ortada. Neyseki ilk budama maceramızı muhtemel bir aile faciasına dönüşmeden atlattık. Şu an herkes mutlu. Bakalım üzümler çıkacak mı anneee !!


Sadece asmalar değil dediğim gibi her şey uyanıyor her şey çoğalıyor. Damdaki kedi bile doğuruyor. Herşey bir ilgi istiyor. Fideler ekiliyor, su bekliyor. Kelebekler bile dikkat istiyor. Gündüzleri çiçeklerle, geceleri evdeki ışıklarla oyalanıyorlar. Yemek masasının bir sandalyesinde o oturuyor mesela. Selam edip, niyetlendiğin sandalyeye değil karşısına oturuyorsun. Kümeste de faaliyet bol. Hele şu tuzluk ve karabiberlik. Keşke hep böyle kalsalar. 



  Kirazlar;

 Çilekler;


Evdeki balkonumda yetiştiricilik denemelerimden bir tanesi oldukça olumlu sonuçlandı. Tatlı patates! Jamie Oliver tariflerinde sıklıkla geçer. Menşei Çin. Tadı balkabağı, havuç, patates arası bir şey. Süpermarketten aldığım tatlı patatesin bir tanesini dörde bölüp boş bir saksıya yerleştirmiştim. İki ay sonra gözüktü bizimki. Ne kadar önce ekersen ek balkonda da olsa uyanacağı vakti iyi biliyor. 


Saksıda kendisini daha fazla kısıtlamayalım, ben onu mutlu edeyim o da beni mutlu etsin diyerek onu Kalecik' teki bahçeye yerleştirdik. Hevesle ürününü bekliyorum. 


26 Nisan 2013 Cuma

Mola !

Yaz geldi sanırım. İliklerime kadar ısındım. Çok mutluyum çoook.. Bir de güzel etkinliğe rastladım. Buzbağ şaraplarının Facebook sayfasında bir yarışma var. 10 sorudan kazandığınız puan ve sonunda yazacağınız yazı değerlendiriliyor. Ödül olarak muhteşem yemekleri ile Şarap tadımı yapabileceğiniz Gaziantep gezisi ve her 100. başvuruya yemek kitabı hediyesi var. Şansınızı deneyin. İş molasıııı :)  

21 Nisan 2013 Pazar

Bağ evleri

Sabah erkenden kalktım. Horoz sabahın üçünden beri bağırıyor. Birileri benden önce kalkmış belliki, içeriden tıkırtılar geliyor. Sobanın kapağının açılıp kapandığını, gıcırtılarını duyuyorum. Beni uyandıran da muhtemelen bu ses. Biliyorum ki süt kaynatılmış içine azıcık kahve ve şekerle aç karnına sütlü kahvemi içeceğim. Anneannem her zamanki gibi mutfakta cezvenin başında. Hiç bir zaman kendisinin bizden önce bir şey yiyip içtiğini görmedim. Herkesi doyurup ondan sonra kendisi yemeğin başına oturur.

Hava serin, oda havasız üzerine bir şey alıp sütlü kahvemle kendimi dışarıya atacağım. Dışarıda tavuklar benden önce çimenlere kurulmuş. Güneş (bekçi köpeği) gece harcadığı enerjisini geri toplayabilmek için uykuda. Boylu boyunca serilmiş. Bende kendime bir yer buluyorum ve oturuyorum. Kahvemi yudumluyorum.  Pencerelerden evdeki hareketliliği görebiliyorum. 

Bu bizim ev. Bizim sabahlar. Eminim daha kalabalık, daha hareketli bağ evleri de vardır. Uzun zamandır takip ettiğim bloglar var. Bunlardan bir tanesi "Manger" Mimi Thorrison'un. Yaklaşık bir yıldır takip ediyorum. Fransa'da Bordeaux yakınlarında Medoc'ta eşi, 4 çocuğu ve 14 köpeği ile birlikte yaşıyor. Yemeklerinde doğal hasat ürünleri kullanıyor olması kümes hayvanlarından yaptığı yemekler özellikle çok ilgilimi çekiyor. Bir de fotoğraflar oldukça güzel, bloguma bolbol resimler koyabilmem için bana ilham veriyor. Bu blog'ların en güzel tarafı paralel yaşamları gözleyebilmek. Tıpkı yan evdeki komşuna arasıra gözünün kayması gibi:)


Medoc, Bordeaux'nun kuzeyinde bağları ve şarap üretimi ile ünlü bir bölge. 1500 tane bağ'a sahip. İlginç bir bölge çünkü burası coğrafik konumu itibariyle üzüm üretimine uygun bir bölge değil. Atlantik okyanusuna çok yakın ve oldukça fazla yağış alıyor bu sebeple rutubetli. Bu da normalde bitkilerde çürümeye sebep oluyor. Böyle bir ters klima etkisine rağmen bölgenin yüz yıllardır oluşan kum ve çakıl ile karışık toprak yapısının üzümün yetişmesine olanak verdiğine inanılıyor. Arazinin düz olmasına rağmen üstün drenaj özelliği, çakıllı toprak yapısının ısıyı toprakta tutması yetişen bitkilerin olgunlaşmasına ve tadının yoğunlaşmasına ayrıca kök yapısının gelişmesine sebep oluyor. Bölgenin gelir kaynağı şarapçılık. Kendine has iklim koşullarıyla şarapları dünyaca ünlü ve özel. Yolu Bordeaux'dan geçenler atlamasın !! 




4 Nisan 2013 Perşembe

Bağcılık ile ilgili ..

Bağcılık ile ilgili Kayra Wine Center 'ın "Amatörler için Bağcılık ve Üzüm Yetiştiriciliği" programının ilanını gördüm. Çok heyecanlandım, buradan paylaşmak isterim. Program konusunda deneyimli eğitmen ile orta ölçekli bir bağ kurma ve yönetme bilgilendirmesi yapıyor olacak. Benim de fırsatım olursa katılabilmek çok isterim. Kayra şarapçılığa teşekkürler..