9 Temmuz 2013 Salı

Akşam üstü çayı


Akşam üstü çayı demlenmiş. Gün batıyor, herkes yavaş yavaş yuvasına çekiliyor. Tavuklar kümeslerine girdi. Bahçe suları açıldı. Biz de gün batımı manzarası karşısında çayımızın yanına Peshwari Naan (Hint ekmeği) ekmeği yapmışız, her bir ısırıkta ne kadar fazla alabilirsem o kadar iyi düşüncesiyle ekmeklerimizi yiyoruz. Neyseki ailecek bu fiziki özelliğimizin üzerine kimseyi tanımadığımızdan hakkını verdiğimize inanarak keyfini çıkartabiliyoruz. :)



Bu ekmek yassı yarım daire şeklinde yapılıyor, yumuşacık hamuru içerisinde antep fıstığı kuru üzüm ve hindistan cevizi var. İçindekiler çeşitlendirilebilir. Ben kendimce yaptığım ekmeği anlatacağım.

Önce hamurunu yapıp kabarmaya bırakıyorum. Bunun için 240gr (2 fincan) un, 1/2 çay kaşığı tuzu, 1/2 çay kaşığı kabartma tozunu ve 1 çay kaşığı şekeri bir kapta karıştırıyorum. 1/2 çay kaşığı kuru mayayı aktive olabilmesi için 120ml (yarım fincan) ılınmış süt ve 2 yemek kaşığı ayçiçek yağını karıştırdığım kapta 3-4 dakika bekletiyorum. Unlu karışımın ortasına bir çukur açıp sütlü karışımı buraya boşaltıyorum ve tombiş yumuşacık bir hamur olana kadar yoğuruyorum. Hamur karıştırdığımız kaba ve elimize yapışmayacak. Gerekirse biraz un ilave edilebilir. 


1 saat sonra hamurun havasını almak için tekrar yoğuruyorum ve 5 - 6 eşit parçaya bölüp bir mutfak havlusu altında 15 dakika daha bekletiyorum. Bu arada, eşit ölçülerde bıçaktan geçirilmiş kuru üzüm, çekilmiş antep fıstığı ve hindistan cevizini karıştırıp içi hazırladım. Sonrasında hamurları, unlu bir yüzeyde, gösterdiğim şekilde 15 cm çapında, yarım cm kalınlığında açtım. İkiye katladığımda yapışması için kenarlarını çok az parmağımla ıslatıyorum. Hazırladığım içten 1 silme yemek kaşığını hamurun ortasına koyup hamuru ikiye katlıyorum. Üzerinden tekrar yavaşça merdane ile geçiyorumki içi homojen bir şekilde dağılsın ve hamur ile kaynaşsın. 

200 derecede önceden ısınmış fırında fırın tepsisine yerleştirip üzeri kızarana kadar (yaklaşık 15 dakika) pişiriyorum. Sabırsızlanmaktan fırının üste yakın bir rafına yerleştirdim. 

Fırından çıkardıktan sonra üzerine taze kişniş yaprakları serpiştirdik. O da hafif buruk bir  tat katıyor. Ilıkken yemek gerekiyor yoksa kuruyor. Evde deneyin! Kahvaltıya da çok uygun olacaktır. 


19 Haziran 2013 Çarşamba

Bir gün gelir..

Siyasetten oldukça uzak durarak, ait olmadığımı düşündüğüm bir ülkede yaşıyor gibi hissederken bir gün bir şey oldu. İstanbul'da başlayan daha sonra tüm Türkiye'ye hatta dünyanın çeşitli yerlerine ilham olan bu direniş. Bu hareketin gücüne inanan tüm insanlar, görev bilip, özgürlüklerini ve hür iradelerini, "insan haklarını" savunmak için sokakalara döküldü. Birilerinin zorlamasıyla ya da zayıf yönlerini kullanması sebebiyle değil , kendisi istediği için. Medeniyete doğru bir adım. Güzel başlangıçlara... Şerefine...

5 Haziran 2013 Çarşamba

Yabani otlar

Don zamanını atlattık. Geceler artık ılık. Şimdilik herşey yolunda gidiyor. Asmalar çiçek açmadan seyreltme budaması yapıldı. Şimdi asmalar çiçek açtı. İşlerim dolayısıyla bu zamanı eş zamanlı takip edemedim. Yarın yeniden saha kontrole gidiyor olacağım. Annemin geçen hafta bahçeden getirdiği kiraz, kara dut ve çilekleri görünce sabırsızlandım.  

Bağcılıkta önemli mücadelelerden biri de yabani otlar ile olan. Yabani otların tohumları rüzgarla, böceklerle ve ya gübre ile gelip toprağa karışıyor. Gün ışığı ve yağmurlarla diğer bitkiler gibi gelişmeye başlıyor. Yaz döneminin ilerleyen zamanlarında bitkide su buharlaşmaya başladıkça asmalara rutubet yaratıyor. Ve bu da mantar gibi hastalıklara yol açıyor. Ayrıca asmaların topraktan aldığı suya ortak olarak asmaların 
yeteri kadar su almasını engelliyor. Bu sebeple bu bitkilerin temizlenmesi gerekiyor.


Yabani otların temizlenmesi için birkaç yöntem var. Uzun zaman araştırdım. İlaç yapmak mümkün. Fakat tehlikeli bir yöntem. Bölgenin canlılarına ve diğer yararlı bitkilere bulaşma ihtimali var. Malçlama denilen bir teknik var. Güneş geçirmeyen fakat su geçiren kalın bir çuval ya da jut malzemesi ile toprağı örtmek. Böylelikle tohum evresindeyken bitki güneş ışığı alamadığı için gelişemiyor. Bir yöntem de kaz beslemek. Evet   doğru duydunuz:) Ne sevimli değil mi? Kaz yabani otları yiyor. Keçi ve ya Koyun yabani otların dışında asmaları da yiyorlar. Kontrol edilmesi çok zor. Fakat kaz, söylendiğine göre yabani otlara dadanıyor. Eğer yerimiz olabilseydi denemek isterdim. Çok ta dayanıklı bir hayvan hem kış hem yaz koşullarına. 

En bilinen yöntem çapalamak ve toprağı sürmek. Biz de şu anda bu teknikle ilerliyoruz. Traktör sıra aralarını sürüyor. Asma diplerini çapalamak ise bizlerin işi. Sezon boyu sürekli faaliyet devam ediyor. 

Erken bahar döneminde yabani otlarla mücadeleye başlamak gerekmiyor. Bu dönemde yabani otlardan kısa dönemde fayda sağlayabiliriz. Yağışların başlamasıyla teraslı arazilerde erozyon riski oluşuyor. Toprağı tutması için yabani otlara bir süreliğine göz yumabiliriz.   






9 Mayıs 2013 Perşembe

Kulübe

Küçük bir kulübe. Ne kadar büyük ev yapsan da içine sığmıyorsun bir şekilde. Herşeyi içine alacak dört duvar yeterli aslında. Fransa' da Paris yakınlarındaki bu 17 metrekare kulübe önceleri tekne garajı olarak kullanılıyormuş. Şimdi ise hangi yüzyılda olduğunu tahmin edemeyecek kadar sade ve basit döşenmiş bir nehir kulübesi. Haftasonu teknolojiden ve tüm lükslerden arınmak için ideal bir ev. Mutfak bölümüne bayıldım..





7 Mayıs 2013 Salı

Son durumlar


Nisan-Mayıs aylarında, Ocak ayından bu yana yavaşlattığımız hatta neredeyse durmuş olan zamanı hızlandırıyoruz. Hızlı çekime geçtikte denilebilir. Asmalar dahil tüm ağaçlar ve bitkiler hızla büyüyor, yeşilleniyor, çiçek açıyor. Gelişimi tam yakalayabilmek için her gün gözlemlemek yetmiyor, sabahtan akşama birşeyler değişiyor. İki hafta ara ile çekilmiş resimler ortada. Neyseki ilk budama maceramızı muhtemel bir aile faciasına dönüşmeden atlattık. Şu an herkes mutlu. Bakalım üzümler çıkacak mı anneee !!


Sadece asmalar değil dediğim gibi her şey uyanıyor her şey çoğalıyor. Damdaki kedi bile doğuruyor. Herşey bir ilgi istiyor. Fideler ekiliyor, su bekliyor. Kelebekler bile dikkat istiyor. Gündüzleri çiçeklerle, geceleri evdeki ışıklarla oyalanıyorlar. Yemek masasının bir sandalyesinde o oturuyor mesela. Selam edip, niyetlendiğin sandalyeye değil karşısına oturuyorsun. Kümeste de faaliyet bol. Hele şu tuzluk ve karabiberlik. Keşke hep böyle kalsalar. 



  Kirazlar;

 Çilekler;


Evdeki balkonumda yetiştiricilik denemelerimden bir tanesi oldukça olumlu sonuçlandı. Tatlı patates! Jamie Oliver tariflerinde sıklıkla geçer. Menşei Çin. Tadı balkabağı, havuç, patates arası bir şey. Süpermarketten aldığım tatlı patatesin bir tanesini dörde bölüp boş bir saksıya yerleştirmiştim. İki ay sonra gözüktü bizimki. Ne kadar önce ekersen ek balkonda da olsa uyanacağı vakti iyi biliyor. 


Saksıda kendisini daha fazla kısıtlamayalım, ben onu mutlu edeyim o da beni mutlu etsin diyerek onu Kalecik' teki bahçeye yerleştirdik. Hevesle ürününü bekliyorum. 


26 Nisan 2013 Cuma

Mola !

Yaz geldi sanırım. İliklerime kadar ısındım. Çok mutluyum çoook.. Bir de güzel etkinliğe rastladım. Buzbağ şaraplarının Facebook sayfasında bir yarışma var. 10 sorudan kazandığınız puan ve sonunda yazacağınız yazı değerlendiriliyor. Ödül olarak muhteşem yemekleri ile Şarap tadımı yapabileceğiniz Gaziantep gezisi ve her 100. başvuruya yemek kitabı hediyesi var. Şansınızı deneyin. İş molasıııı :)